Esquire Theme by Matthew Buchanan
Social icons by Tim van Damme

18

Mayıs

hımm. evet

ne zaman dibe batsam bir halatla biri beni yukarı çekiyor. o biri de benim. heryer bomboşken o boşlukları doldurmayı öğrettim kendime. haksızlıklar canımı yaksada susmayı öğrenmek yerine başa çıkmak daha mantıklı bir hal alıyor. hissizleşmek. kimseyede pek bir duygu besliyemiyorum. garip iş şu hayat. 

07

Mayıs

littlechien:

littlechien  via patriciamafra
patriciamafra:

littlechien:

littlechien  via patriciamafra

patriciamafra:

CAN’ımın anısına..meleklerin yanındasın ve şimdi bunu okuyorsun

Ne yapmak gerek şimdi. ne düşünmem gerek. ne düşünmem gerektiğini öğrenecek bir bankam varsa…yolu bana kim gösterecek..

Şimdi, gerçekten sessizlikte batmamaya çalışan bir japon balığı gibi çekingenim. Evet belki sürekli olarak kusma duygusu hissetmiyorum ama beynim odaya süzülen ışığın boşluğunda kafatasımdan kopuyor. Çamaşır makinesindeki deterjan köpükleri gibi yükselen tozların hiçbiri bana denk gelmiyor. yoo yoo onları durdurmak zorunda da değilim. evet beni delirteceksiniz. ve ben düşünmemeliyim, düşünmemek, işte düşünmüyorum…sizi düşünmüyorum..sizi bu akvaryumun kristal camına burnunuzu ezer dayıyıp beni hapsetmiş olmanın ilginçliğini izlerken görmüyorum…çünkü gösteriye bayılmıyorsunuz..Bu kadar basit değil değiştirmek değişmek istemeyen bir kaderi. Bu kadar kolay değil kabullenmek yaşayan bir ölüyü..Canlarım gidiyor. Bense kaç mantar patlatıp o canları geri getiricem bilmiyorum. Yalnızlık belki azcık. Yalnızlık tuşuna basılı tutuyor parmağını tanrı ve her şey güneşin doğuşuna hazırlanıyor. Ben ne demem gerektiğini bilmiyorum. Yas tutmak belki bir tütüne işaret eder ama ben ne demem gerektiğini bilmiyorum. Nasıl dua etmem gerektiğini, vücuduma nasıl bakmayı, nasıl güvenmeyi, nasıl ağlamayı. Hergün mezara giden bir adam var. Yaşamın anlamını hayattayken değil kırmızı ışıkta durmak zorunda kaldığında anlıyorsun. Tesadüften bir duvarın seni içine almasına izin vermediğin zaman. Mantık..mantık..önemli şey. Sessizce çalkalamak ağzında duygularını..sonra yankılıca tükürmek. Kalbin ölüyor, ne diyeceğini bilemiyorsun. Bunu demiyor. O her zaman ne diyeceğini biliyor. Bukadar. belki kırgınım, üzgünüm bazende üzgün veya kırgın..ne farkeder..

25

Ni

2154

İnanç diyorum, birçok inandığın gerçekleri yalan çıkarabilir. Bazen de güven diyorum..birçok güvendiğin insanı boş çıkarabilir. Genelde bir şey yapamıyorum, sabretme kartım yanıyor. Yenisini alacak param kalmıyor bazen. Sevememekten korkuyorum..kimseyi tekrar bukadar sevememekten. Susuyorum sonra bir soluklanıyorum. Çevreme bakıyorum. Diyecek laflarım dişlerimin arasına kaçıyor. Onları tutuyorum, avucumun içine yaşlar akıyor. Bakıyorum..kalbimin içinden insanlar gidiyor. bakıyorum..ben bir kendimi yokluyorum. neredeysem oradayım. Soruyorum, kimin cevapladığı umrumda olmuyor. Kaçıyorum bedenimden. Ben artık avuçlarıma da ağlayamıyorum. Konuşamıyorum da. Diyeceklerim kalmadığından belki. Belki içimdekileri doğru telaffuz edememekten kaçındığımdan. Bir söz ne yaratabilirki dağarcığımda? Dünyamı söndürmesinden almalı biri elinden..Düşsel yangın son bulmuş bir ebediyete teslimken, eli temiz bir katil bulmaktı tek umudum. Mızıkaları söndürün, ortalık karanlık olsun azcık. azcık. azcık…

14

Ni

aslinda ben hiç bir sey bilmiyorum. hayal kurmak herseydir.” demis fransiz yazar Anatole France

Dönüştüğü insandan korkan bir korkak olmaktır lakabı. Kırılmaktan gocunmayan bir iç savaş çocuğunun göz yaşlarıyla beslenmiştir. O kimdir? bilemezsiniz . sizin yarattığınız iyi bir oyuncu. başlayalım artık.

07

Ni

soruyorlar:
-hayatınızı nereye sürüklüyorsunuz?
-unutuşa! diyor.

Sartre’ın aziz demesi haybeden değildir..köpeklerin hazret noktasına koyduğu bi kaç adamdan biridir.

24

Mar

hoppp..haydi bir ygs. tüm kararlılığımla verdiğim kararımın ve yegane kararımın arkasında dimdik durmaya çalışıyorum. geçicem. başka da yolu yok. her şey güzel olacak ve ben değişim tohumlarımı kendime atarken yalnızım, evet, önce bir kendimle barışayım. önce bir kendimi affediyim. zaman zaten ilerlemeyi iyi biliyor, ona ayak uydurmalıyım.

23

Mar

kendime not: kimseye güvenme

Yaşadıklarımdan Öğrendiğim bir şey var

Bazende sevgili abilerim, ablalarım, değerli romalılar, dünyası yerle bir olur insanın. Hayat fazla kafa yormadan idare etmeyi sağlayan bütün anlamlarını yitiriverir. En akıllıca sandığınız fikirlerin saçmalığını, en içten sandığınız duyguların yapmacıklığını kavrarsınız. Aslında hiçbir konuda bir fikrinizin bulunmadığını, aslında hiç kimseye karşı bir şey hissetmediğinizi ve tüm evreninde size karşı aynı gaddarca kayıtsızlık içinde olduğunu. Hep gözünüzün önünde durduğu halde o güne dek her nasılsa yok saymayı başardığınız bu gerçeği fark ettiğiniz anda ilahi işleyişi de çözmek üzeresiniz demektir.

      Tanrı, içindeki tahammülfersa boşluğu doldurmak için evreni yaratır. Evrenin içine gezegenleri, gezegenlerin içine dünyayı, dünyanın içine hayatı , hayatın içine insanı yerleştirir. Vee onun içine koyacak birşey bulamaz. İşte insan denen tuhaf hayvanın, varlıkların en yücesi ve anlamsızı kılınışının hikayesi…Evrenin orasını burasını felsefeyle, sanatla, aşkla, hatta ironik biçimde tanrıyla bezerken, ortak anlamsızlığın en küçüğünün elbette bir gerçeği unutması gerekmektedir: Hakikatte bütün kitaplar sayfaları doldurmak için yazılır.

    Sevdiğiniz birinin ölümü, örneğin, yüzleşmenizi sağlayabilir kendinize söylediğiniz yalanlarla. İnsanları bir şekilde hayattayken öldürme becerisini kazanırsınız anlamsızca. Ama bilirsiniz ki siz katil değilsinizdir. İçinizdeki bir sevgi feda edilmeye hazırken, elinizden sadece kan damlalarını silmek kalır. Ağlaya ağlaya belki, siz kötü olamazsınız. Yanlışlar tabiki yaparız, yapmalıyız, ancak ozaman tadına varırız insan olmanın kadercilik anlayışından. Bir müziğin tadı gibi belki bir tiyatro sahnesinin üzerindeki tozlardan..O tozların huzurunu kaçırmak sizi öyle üzerki, içiniz feci bir şekilde dışlanmışlık duygusuyla dolar. Birden gözlerinize yaşlar hücum eder. Sonra bir toz tanesi sessizce gelir pamağınıza konar.Usulca oynatırsınız parmağınızı, hala ordadır.Derken diğeride ona katılır. Yerde yatarken üzerinize toz tanecikleri yağar.Sırt çevirdiğiniz hayat o noktada sizi kucaklarken hıçkırıklarınız fraktal bir dans müziğine dönüşür.

Bir gün toz zerrecikleri sizi bağrına basarsa, bilinki ya nirvanaya ulaştınız yada çıldırdınız. Hangisi olduğunakendiniz karar vereceksiniz.

“All The Little Lights ” by jayheart | Redbubble on We Heart It - http://weheartit.com/entry/44074943/via/sarpbegum

“All The Little Lights ” by jayheart | Redbubble on We Heart It - http://weheartit.com/entry/44074943/via/sarpbegum

10

Mar

- ne yiyorsun?
* fasulye
-neden yiyorsun?
*pisagor’u kızdırmak için
-yıldızların altında mı?
*çemberin dışında.

- ne yiyorsun?

* fasulye

-neden yiyorsun?

*pisagor’u kızdırmak için

-yıldızların altında mı?

*çemberin dışında.

Patti Smith/Çoluk Çocuk  …. bir kitap önerisidir mesela.